17 Şubat 2014 Pazartesi

Şans nedir, şanslı ve şansız insanlar kimlerdir?

Şans nedir, şanslı ve şansız insanlar kimlerdir?

Bazen tesadüfen olan şeyle eğer dünyavi çıkarlarımıza uygu ise şans, dünyevi çıkarlarımıza uygun değilse şansızlık olarak adlandırmak mümkün.

Kendi yaşamımızdaki O’nun Lûtfu olan avantajlı durumları hak ettiğimiz şeyler olarak düşünürüz ve kıymetini hiç bilmeyiz ama başkalarının başarılarını havadan elde edilmiş şanslar gibi görürüz. Kendi başarısızlıklarımızı ise şansızlık olarak görür ve örtmeye çalışırız. [1]

Dünya yaşamı bir “seçimler dizisi” dir. Ya egomuzun ya kalbimizin emrine uyarız. Kalbimizin emrine uyarsak ruhsal yasaları acı çekmeden öğreniriz. Veya egomuzu dinler, yanlış seçimlerimizin acılarını yaşarız. Acılar bize yasaları öğretebilmişse hayırdır. Veya egomuz bize şanssız olduğumuzu  söyler ve biz şansın arkasından koşarken daha büyük acılara hazırlanırız. Çünkü fizik yasalardan kaçamadığımız gibi ruhsal yasalardan da kaçamayız.[1]

Egomuzu sevindiren her “şanslı” durumun bizim için büyük bir sınav olması da ayrı bir gerçektir. Kimi zaman piyango talihlilerinin yaşadıkları acılar kayıplar gazetelerde yer alır.[1]

Şans diye düşündüğümüz bazı durumlar ise ruhsal yasası gereği bize tanınan yeni bir fırsattır. Deriz ki “yine şansını kullanamadı”, yani kişi fırsatları heba ediyor.

Her anımız fırsatlarla doludur. Çünkü her an bir seçim yapmakta, ya yasaya uymakta ya da karşı gelmekteyiz. Kader veya şans dediğimiz o her an yaptığımız seçimlerin toplamıdır. Her an bir şey ekmekteyiz. O ekimin hasadı kimi zaman çok çabuk alınır, kimi zaman uzun yıllar sonra alınır.

Yaşadığımız sürece her an gönlümüzün işaret ettiği bir fırsat vardır. Gerçek şansımız gönlümüzün her an o fırsatı işaret ediyor olmasıdır.

Bir güzel Bayramı yaşadığımız şu günlerde bayramların insanlar için ne güzel ne hayırlı fırsatlar yarattığının farkında olmak için hepimize şans diliyorum.

Her canlının şansı, bu işleyiş içindeki görevi kadar mevcuttur diye düşünmekteyim. Şansa bizlerin Dünya anlayışı üzerinden bakıldığında, farklı beklentiler üzerinden oluştuğunu görür, birbirimizi şanslı ya da şanssız diyebileceğimiz nitelendirmeler üzerinden değerlendiririz. Oysa ki O’, şansı her birimize hayrımız kadar eşit dağıtandır. Bu hayrı yaşadığımız her şeyin içinde gören olmak, O’nu her daim anarak yanında hissedip, O’nda kalabilmekle mümkündür.[2]

Şans, bir ekim ürünüdür. Ne ekersek onu biçeriz sözünün her anlamdaki meyvesidir. Ve ancak, O’nun hayrını görebildiğimiz oranda ne kadar şanslı olduğumuzu fark ederiz. “Kendinizi güçsüz hissettiğiniz zamanlar O’nun bilgisinden uzak kaldığınız zamanlardır.” Yüceliğin bu sözünü, şanssız olduğumuzu hissettiğimiz zamanlar O’ndan uzak kaldığımız zamanlardır şekliyle de uyarlayabiliriz. O’nun bizi sevdiğini, her şeyi hayrından verdiğini, O’nun her daim yanımızda olduğu bilincine erdiğimizde anlayabiliriz.  [2]

[1] Güney Haştemoğlu – 21.8.201
[2] Tarık Öztürk – 26.8.2012

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...